güven kırıklığı ile ilgili sözler
Güven bittiğinde, her şey biter; geriye kalan sadece birbirini tanımayan iki yabancının acı hatıralarıdır.
Yalanın gölgesinde büyüyen hiçbir duygu, hakikatin güneşine dayanamaz ve solar.
Güven, ruhun giydiği tek parça bir elbiseydi; sen onu paramparça ettin ve şimdi benden üşümememi bekliyorsun.
Bir insanın güvenini yıkmak, ona yapılabilecek en sessiz ama en etkili suikasttır.
En acı güven kırıklığı, düşmanın vurduğu darbe değil, dostun arkandan itmesidir.
Güvenin yıkıldığı yerde, mesafe artık kilometrelerle değil, hayal kırıklıklarıyla ölçülür.
Zaman yarayı kapatır belki ama o yaranın neden açıldığını ve kimin açtığını hafıza asla unutmaz.
Güven bir kuş gibidir; bir kez uçup gittiğinde, aynı dala konsa bile artık o ilk bakıştaki huzuru vermez.
Artık hiçbir söze şaşırmıyorum; çünkü en büyük şaşkınlığımı, sana en çok güvendiğim gün harcadım.
Güven kırıklığı, zihnin en karanlık odalarında yankılanan 'neden?' sorusunun bitmek bilmeyen cevapsızlığıdır.
Bana ihanet etmedin; sen sadece senin için ölmeyi göze alacak kadar sana inanan bir ruhu öldürdün.
Camı yapıştırabilirsin ama yansıman her zaman çatlak kalır; güven de tam böyledir.
Güvenin olmadığı bir ilişkide her gülümseme, aslında bir vedanın provasıdır.
Bazı insanlar hayatımızdan gitmez; biz onları güvendiğimiz o yüksek tepeden kendi ellerimizle aşağı bırakırız.
Kırılan kalbin sesi çıkmaz ama ahı, o güveni yıkanın dünyasını başına yıkar.
Güvenin soğuması, sönmüş bir yanardağ gibidir; dışarıdan bakıldığında sakindir ama altındaki her şey küle dönmüştür.
Affetmek büyüklüktür derler ama bir daha güvenmemek, insanın kendine olan saygısının gereğidir.
Güven kırıldığında sadece o kişi gitmez; senin başkalarına olan inancın ve masumiyetin de beraberinde gider.
Sessizlik, güven kırıklığının en gürültülü feryadıdır; artık anlatacak hiçbir şey kalmadığının kanıtıdır.
Bir kez sarsılan güven, yerinden oynayan bir fay hattı gibidir; artık o zeminde hiçbir hayale yer yoktur.
Güven, inşa edilmesi ömürler alan ama yıkılması bir 'acaba'ya bakan narin bir köprüdür.
Düştüğümde canım yanmadı; canımı yakan, beni tutacağına emin olduğum ellerin cebinde olmasıydı.
Güven kırıklığı, ruhun en soğuk kışıdır; artık güneş doğsa bile içerideki o üşüme dinmez.
Beni yakan yalanın kendisi değil, senin o yalanı söyleyecek kadar beni küçümsemiş olmandır.
Güvenin bittiği yerde, sevgi sadece bir alışkanlıktır ve o da ilk rüzgârda savrulup gider.
güven kırıklığı ile ilgili sözler devamı için sayfaları gezebilirsiniz:▼